Genel Pafta 4 (Eminönü - Laleli - Aksaray)

Antika sektörün de birçok eşya, obje ve efemeralar alınıp satılıyor. Bunların için de ülkemiz için önemli olan bir harita türünü size anlatmak istiyorum. Belki biliyorsunuz belki bilmiyorsunuzdur ya da benim gibi az bilginiz vardır. Ben biliyorum diye düşünürdüm meğer bilmiyormuşum.

Geçenlerde Quick Tower binasında “Sigorta Haritaları Sergisi” davetine katıldım. Bir Sanat Tarihçisi’nin sigorta sektörü ile yollarının kesişmesinin hikâyesini dinledim. İyi ki de kesişmiş. Sanat Tarihçisi, Sanat Tarihinin efsane hocalarından olan Doç. Dr. Sedat Bornovalı’dan Kartograf Jacques Pervititch’in hazırladığı ve sadece sigortacılık değil İstanbul’un da tarihine uzanan sigorta haritaları özelliklerini, ne işe yaradıklarını dinleme fırsatım oldu. Elbette Kartograf Jacques Pervititch’in  çalışma yöntemlerini ve hayatını da sevgili hocamdan dinlemek ayrıcalıklıydı.

QuiQuick Tower’daki SİGORTA HARİTALARI SERGİSİ. Sergisi’nin küratörlüğünü üstlenen Doç. Dr. Sedat Bornovalı haritalar hakkında sohbet ederken. TSB Genel Sekreteri Özgür Obalı, Maher Holding Sigorta Grubu Başkanı Ahmet Yaşar, Sigorta Brokerleri Derneği Başkanı Ferhan Özay, Quick Sigorta Genel Müdürü Eyüp Özsoy, Corpus Sigorta Genel Müdür V. Murat Şişli

Bu haritaları sizlere Doç. Dr. Sedat Bornovalı’nın anlamıyla yazmadan önce bir konuyu da belirtmek isterim. Maher Holding, Quick Sigorta bir müze kurma aşamasında.  Sigorta sektörü ile alakalı harita, tabela veya çeşitli efemaralar elinize geçer ise bu müzeye bağışlayabilirsiniz. Sektörün hafızasını ilk kez bu müze ile tutulacaktır.

Maher Holding Sigorta Grubu Başkanı Ahmet Yaşar Quick Tower binasında sigorta sektörü ile alakalı bir müzenin açılacağını müjdeledi. Fotoğraflar soldan sağa; Sergisi’nin küratörlüğünü üstlenen Doç. Dr. Sedat Bornovalı ile Maher Holding Sigorta Grubu Başkanı Ahmet Yaşar ve B2B Travel genel müdürü Fatih Aydın.

Haritalar 1922’den itibaren çalışılmaya başlanmış, Jacques Pervititch öncesin de özel sektör için bir takım haritalar çiziyo falat 1922’den itibaren sigorta sektörü için Türkiye Sigortalar Birliğinin siparişi üzerine bu haritalarını 1926 yılında vefat edene kadar çiziyor. 200 Kadar pafta haritalanmış ve haritalanmış. Bu haritaların asıl amacı insanların kaybedebileceği (yanın, deprem, çökme gibi)  sigortacılığın özü olan risklerin hesaplanması. Haritalarda bulunan her rengin her çizimin bir amacı var. Binanın ve sokağın yapısal anlamda anlatımından tutun risk oluşturabilecek her konu haritalara tek tek işlenmiş.

Genel Pafta 4 (Eminönü – Laleli – Aksaray)

O dönemlerde ulaşımın ne kadar zor olduğu düşünürse bu binalara eksper göndermek incelemek oldukça güç bu nedenle 125 bin bina teker teker gezilerek Jacques Pervititch tarafından haritalanmış. Böylece sigorta firmaları bu binaları ya da o sokakta olan başka binaları bu haritalardan yola çıkarak sigortalamışlar, riskleri üzerlerine almışlar.

Bu haritalar aynı zaman da sadece sigorta sektörünün değil bütün İstanbul’un hafızasını tutmuş.

Doç. Dr. Sedat Bornovalı: “Sigorta haritaları İstanbul’un geçmişi için çok temel bir belge”

“Böylesi bir etkinliğin tarihe sahip çıkarak arşivlerden elde edilen parçalarla yapılmasının çok önemli olduğuna vurgu yapan Bornovalı, sergi hakkında şunları dile getirdi: “Sanat tarihçisi olsam da bu çalışma sırasında çok uzağında olduğum sigorta dünyasıyla çok yakın bir bağ hissettim. Çünkü gerçekten kaybolsa da değeri kaybolmasın diye uğraşan bir sektör sigorta. Aynı şekilde biz sanat tarihçileri de benzer bir bakış açısıyla hareket ediyoruz. Tabii ki hiçbir şey sonsuz değil ama en azından kıymetleri devam etsin diye araştırıp muhafaza etmeye çalışıyoruz. Sigorta haritaları da İstanbul’un geçmişi için çok temel bir belge, tarihi donduruyor. Türkiye Sigorta Birliği’nin arzusuyla da İstanbul’un bir nevi risk envanteri çıkarılmış. Bütün ayrıntılarıyla 100 binin üzerinde bina, malzemesi ve konumuyla (su kaynağına veya yanıcı maddeye yakın mı, yokuşta mı, çıkmaz sokakta mı vb gibi) kayıt altına alınmış ve kent tüm kayıplara karşı tarihe not düşülerek belgelenmiş.

Osmanlı döneminde bu projedekinden biraz daha öncesinde yabancı haritacılar tarafından hazırlanmış haritalar var ancak kapsamı çok sınırlı ve dışarıdan bir göz olarak kalmış. Pervititch’in özelliği ise dört yaşında İstanbul’a gelmesi ve gündelik hayatın içinde tümüyle gerçeğimizi tanımış olması. Dolayısıyla kendinden öncekilerden farkı, İstanbul’u bir İstanbullu gibi yansıtmayı başarmış olması diyebiliriz.”

Doğuşhan Çakır

İstanbul, 13.10.2022

Yazı: Doğuşhan Çakır

DOÇ. DR. SEDAT BORNOVALI İLE HARİTALAR ÜZERİNE SÖYLEŞİSİ

Röportaj: Fedai Çakır, Mekan; Quick Towers, Sigorta Haritaları Sergisi

PEKİ JACQUES PERVİTİTCH KİMDİR?     

Bir dehanın ürünü olan haritaların yaratıcısının hayat hikayesi ilginç. Araştırmacı-yazar Müsemma Sabancıoğlu’nun 2003’te tamamladığı araştırması, Jacques Pervititch ve ailesinin Katolik olduğunu öğrenmesi sonrası ilerliyor. Bu bilgi ve İstanbul’daki Katolik cemaatinin önde gelen araştırmacılarından Rinaldo Marmara’nın da desteğiyle aile kayıtlarına ulaşıyor Sabancıoğlu.

Beyoğlu İstiklal Caddesi’ndeki Sainte Marie Draperis Kilisesi arşivindeki kayıtlara göre Jacques Pervititch’in babası Petar Pervititch, 1839 yılında, bugünkü Hırvatistan’ın Dubrovnik yakınlarındaki Cavtat köyünde doğuyor. İstanbul’da net olmayan bir tarihte ölüyor. Annesi Marianna GuljelmoviÊ de 1846 yılında Cavtat’ta doğuyor ve 1942’de aynı köyde hayata gözlerini kapatıyor. Jacques Pervititch, 17 Şubat 1877 Cavtat doğumlu. Jacques Pervititch’in 1878 Cavtat doğumlu Paula isimli kız kardeşi 1908’de İstanbul’da; doğum tarihi bilinmeyen Auguste 1885’te İstanbul’da, 1887 yılında İstanbul’da doğan Petar (Pierre) Pervititch ise 1926 yılında Dubrovnik’te hayata veda ediyor.

ACQUES PERVİTİTCH

Pervititch ailesinin İstanbul hikayesi, denizci olan baba Petar Pervititch’in, Jacques Pervititch henüz üç yaşındayken karısı, kızı ve diğer iki oğlunu da alıp kente göçmesiyle başlıyor. Hayat devam ediyor ve Auguste, Pierre ve Jacques, Saint Pierre İlkokuluna gidiyor. Üçü de başarılı çocuklar, öyle ki; ardından burslu olarak girdikleri Fransız Saint Joseph’i bitiriyorlar. Hatta Jacques Pervititch, 1894 yılında Saint Joseph’ten üstün başarı ile mezun oluyor.

Sabancıoğlu, Saint Joseph Mezunları Derneği’nin yardımıyla, sonunda arşivlere eriştiğini ve okulda “Pervitich” soyadıyla kayıtlı kişinin Jacques Pervititch olduğunu netleştirdiğini söylüyor. Sabancıoğlu’nun kanıtı ise Pervitich’in okulunun da içinde olduğu Kadıköy Moda’nın 1939 tarihli harita kesitinin, yazar tarafından okula ve arşivine ithaf edilmiş oluşu. Haritacılık eğitimini nereden aldığı bilinmese de yetkinliği nedeniyle üniversite eğitimi almış olma olasılığı yüksek görülüyor. Kendisi mühendislik özellikle de kartografi alanında alanının en iyilerinden.

Jacques Pervititch, İstanbul’da Josephine Drossa ile evleniyor. Marcel 1903, Jeanne 1907 ve Henri 1911’de doğuyor. Pervititch ailesinin küçük oğlu Henri, 1924’te 14 yaşında ölüyor. Pervititch ailesi hakkında üçüncü çocuklarının doğduğu yıldan itibaren 1922’deki ilk Pervititch haritasının basıldığı tarihe kadar kayıt bulunamıyor. Son haritasını çizdiği 1945’te Pervititch ani bir şekilde hayatını kaybediyor.

Aileden geriye kalan yok

Sabancıoğlu iz sürmeyi bırakmıyor ve Sainte Marie Draperis Kilisesi kayıtlarına göre Jacques’ın kızı Jeanne’nin Nazım Kurt adında bir adamla evlendiğini ve Türk vatandaşı olduğunu saptıyor. Araştırma burada tıkanıyor ve Nazım Kurt, ailesi ve çocukları hakkında daha ileri araştırmalar sonuç vermiyor.

Ancak vazgeçmeyen Müsemma Sabancıoğlu, Feriköy Latin Katolik Mezarlığı’ndaki kayıtlara göre Jeanne Pervititch Kurt’un 1961’de İstanbul’da hayatını kaybetmesiyle Pervititch ailesinden geriye kalan olmadığına kanaat getiriyor.

Jacques Pervititch ve ailesine ait olduğunu tespit ettiği Kadıköy Mühürdar’daki bir adrese ulaşıyor Sabancıoğlu. Caddedeki en eski bina hakkında civarın en yaşlı sakininden binanın 1960 yılında vârissiz ölen Ermeni bir çifte ait olduğunu öğreniyor. Yaklaşık iki yıl süren araştırması sırasında, sözde ailenin Yeşilköy’de yazlık bir evi olduğu, Jacques Pervititch’in Güzel Sanatlar Fakültesi’nde ders verdiği, fakülteye topallayarak gittiği gibi birçok temelsiz olduğuna inandığı öyküye de ulaşıyor. Sabancıoğlu, Katolik cemaatinden aileyi tanıyan yaşlı bir bireye ulaşıyor ancak yazık ki görüşme teklifi olumsuz cevap alıyor.

Detaylı, şaşırtıcı ve o günlerden bugünlere yaşamayı başarmış tarihi haritalara imza atan Jacques Pervititch ve ailesi, Feriköy Latin Katolik Mezarlığı’nda ebedi uykuda.

1945 yılındaki vefatına kadar İstanbul’dan kopamayan Pervititch’in zamanı durduran haritaları araştırmacıların başvuru kaynağı, ışığı oluyor hâlâ. Özellikle de restorasyon amaçlı çalışmalarda başvurulan haritalar, kentin hangi noktasında, hangi binanın, hangi malzemeyle yıllara meydan okuduğunu veya zamana yenik düştüğünü bir bir anlatıyor.

Bize de yaptığı işi saygıyla andığımız Jacques Pervititch’e “huzurla uyu” demek düşüyor…

KAYNAKLAR

Quick Sigorta Sergisi, Müsemma Sabancıoğlu “Jacques Pervititch ve Onun İstanbul Sigorta Haritaları” araştırması ve QBlog