Krikor Zarifyan; gözleri görmez olup Lup ile ölene kadar resim çizen bir ressam. Gençliği varlık içinde geçiyor sonra Allah vergisi makine yapma ustacılığı ile fabrika sahibi olup başta Otosan olmak üzere otomotiv sektöründen başarılı oluyor, büyük varlıklara ulaşıyor ve yaşanan olaylar hayati tehlikeler doğurunca çok sevdiği ülkesinden ayrılıp önce Avrupa sonrasında ise ABD’de yerleşiyor. Fırtınalı bir hayat yaşıyor.

Geri döndüğünde ise ortağına bıraktığı vekaletname hayatın en büyük pişmanlığı oluyor. Bohem yaşayıp Bohem ölüyor. Hayatının varlıklı olduğu dönemler dahil her dönem resim çiziyor, resim onun ilk aşkı yaşam haline geliyor. Zamanla geçim kaynağı da resim oluyor.
Fırtınalı bir hayat yaşıyor, bundan dolayı olsa gerek Ayvazovski ekolü oluyor ve onun gibi fırtınalı deniz resimleri çizmeyi çok seviyor. Deniz resimleri, Natürmort ve Peyzaj resimleri önde gelen resimleri arasında yer alıyor. Kendine özgü fırçası ile ölümüyle arkasında muhteşem eserler bırakıyor bizlere.
Sektörün Duayenlerinden tanımaktan onur ve gurur duyduğum dostluğu ile bana güç katan Agop Egoyan ile rahmetli Krikor Zarifyan’ın yakın arkadaşı dostu Aslan Ruso ile Nişantaşı’nda bir cafe de bir araya geliyoruz.
Uzun zamandır hayatını merak ettiğim Krikor Zarifyanı tanıma fırsatını yakalıyorum. Uzun bir sohbet oluyor.
Önce sevgili Agop Egoyana soruyorum Krikor Zarifyanı;
Agop Egoyan; “Krikor bana göre Bohem yaşadı Bohem öldü, çok samimi içten duygularla ele aldığı resimleri herkesçe beğeni ile karşılanmış olduğuna göre sevgi ve aşk ile yapıldığı hakikati ortadır.” Diyor.

Sonrasını Aslan Ruso’dan dinliyoruz.
O kadar heyecanlıyım ki peş peşe soruları yöneltiyorum kendisine.
Nasıl tanıştınız?
Krikor ile 1960’da tanıştık benim esas mesleğim kalıp işleri idi. Krikor o zamanlar Çizmeciyan isimli bir Kauçuk fabrikasındaydı.. Bu fabrikada araba paspası yaparlardı. Bende onlara paspasların kalıplarını yapardım. Bu nedenle sık sık bize gelirdi. Zamanla oradan ayrıldı. Çok kafası çalışan pratik bir kişiydi. Oradan ayrıldıktan sonra kendine bir yan sanayi atölyesi kurdu. O zamanlar Otosan kurulmuştu, işlerini büyütüp Otosan’a yan sanayi yapmaya başladı. Yıllarca bu şekilde çalıştı gayet varlıklı bir insan oldu. O dönemlerde altında Mustang arabası, Yeşilköy gibi lüks yerde evi olan bir arkadaşımdı.
Neden ülkeden gitmek zorunda kaldı?
O zamanlar birtakım problemler yaşadı, can güvenliği açısından ülkeden ayrılma durumunda kaldı. İşleri ortağına bırakıp önce İsveç, sonrasında Hollanda’da yaşadı ve son olarak da orada da yapamayıp Amerikaya geçti. Amerika da bir benzin istasyonu alıp hayatını bir sürede orada yaşadı.
Orada da resim yapıyor mu?
Hem Türkiye’deyken hem de Yurt dışındayken her daim resim yapmayı bırakmadı. Yurt dışında çok sergi açtı ve resimleri o dönemlerde satıldı. Yurt dışında da ciddi manada kolleksiyonerleri var diyebiliriz.
Neden döndü peki geri?
Babasının vefatı ile ülkeye geri dönüyor. Fakat bu süreçte fabrika ev araba e varsa elinde gitti. Bir ortağı vardı ona vekalet vermişti. Fakat her şey elden gitti.
İstanbul’a dönünce tamamen sanata Resim yapmaya kendini adadı. Sıfırı tüketmiş bir insan olarak hayata yeniden başladı.
Resim yaparken yine yeteneğini konuşturup ahşap çerçevelerin köşelerini zımbalarla birleştirme makineleri yapıp sattı. Çok yetenekli bir insandı. Bir makine mühendisinden daha becerikli daha yatkındı gördüğü her makineyi yapabilecek biriydi nitekim yaptı da.
Onun bu dönem bocalama hayata tutulma dönemiydi. Sonrasında tamamen resime verdi kedini
Benim arkadaşlığım dönüşünde de devam etti. Elinde resimlerle gelir bana bu resimlere şu parayı ver der giderdi. Böyle böyle biriktirdim ben onun resimlerini.

Yakın tanıdıkları ona “Ayvazovski Krikor” derlerdi.
Onun hayatı o kadar fırtınalıydı ki onun hayatta en çok sevdiği ressam Ayvazovski idi. Onun fırtınalı deniz resimleri Krikor içinde bir hayatı anlatma şekli olmuştur. Bu nedenle fırtınalı deniz resimleri çok yapmıştır. Onu tanıyanlar Ayvazovski Krikor diye tanırlar, oda bundan hoşnuttu.
Gözleri görmez olmuştu.
Son zamanlarda artık lupla çalışmaya aşlamıştı. Gözleri görmüyordu. İhtiyacı olduğu için resim çizmeyi bırakmamıştı. İki çocuğu vardı ama gelirleri yetmiyordu.
Düşmesi onun sonu oluyor
Değişik yerlerde oturdu. Tarlabaşın’da, Taksimde, Kurtuluşta oturdu. Bir ara düşüyor, dizinden ameliyat oluyor ve toparlayamıyor bu olay onun sonu oluyor. Hastaneden vefat haberini alıyoruz. 80 li yaşlarında hayata göz yummuş olsun. Nur içinde yatsın.
Eşinden hiç ayrılmadı mutlu yaşadılar. Eşi yaşıyor ama kötü bir hastalığı olduğunu duydum.

Otomobil tasarımını bitiremeden hayata veda ediyor.
Krikor ile ufak bir araba prototipi yapmaya başlamıştık. 1,5 metre boyunda bir araba yapmaya başlamıştık. Ben finanse ediyordum o yeteneğini konuşturuyordu. Yaptık her şey hazırdı fakat neticede yarım kaldı. Gücü yetmedi bitirmeye. Müthiş yetenekli, zeki bir insandı. Kendisinin diş teknikerliği diploması vardı ama o mesleği hiç yapmadı. Daha çok resmi çok seviyordu. İtalyan bir hocadan ders almıştı zamanın da. Gençliği varlık içindeydi Harley motoru ve birde 3 tekerlekli otomobili vardı. İmkânı olduğundan kendini resim diğer konularda yetiştirme imkânı bulmuştu. Enteresan bir karaktere sahip bir adamdı.

Tablosu çalınıyor
Bir ara bir yerden tablolar çalınıyor basında şöyle bir haber çıkmıştı Krikor Zarifyan’ın 1 milyonlu tablosu çalındı.
Temennim onun sanatının ülkemizde ve Dünyada hak ettiği yeri bulması.
Fedai Çakır
23 Nisan 2023, İstanbul

Aslan Ruso kimdir; Fatih Sultan döneminde, İspanya’dan İstanbul’a göç eden Musevi bir ailenin çocuğu. 7 Kuşak İstanbullu. Kökleri Hasköy ve Şişhaneyi yurt edinmiş. Yüksek kaldırımda ticaretle uğraşmış yıllarca. Kalıpçılık, vitray atölyesi kurmuş oğlu ile özel kuplar vs dökmeye başlamışlar.
Krikor Zarifyan, Ermeni kökenli ressam (1)
1934 yılında İstanbul’da doğdu. Beyoğlu Mıhtaryan ve Harbiye’deki Pangaltı Lisesinde okudu. 1947-1951 yılları arasında İtalyan Ressam Jozef Pelegrini’nin atölyesinde çalışma imkânı buldu. Paris, İsveç, İsviçre, İtalya ve Amerika’da sanat müzelerinde araştırma ve incelemelerde bulundu.
Katıldığı Karma Sergiler
- 1958 Ticaret Odası Salonu İskenderun
- 1961 Luzern Beckenried İsviçre
- 1978 Green Village Açık Hava ABD
- 1992 Pangaltı Lisesi Yetişenler Derneği İst.
- 1993 Beyoğlu Belediyesi Sanat Galerisi İst.
- 1996 Kaş Sanat Galerisi Karma Sergi.
Kişisel Sergileri
- 1954 Beyoğlu Şehir Galerisi, İstanbul
- 1961 Beyoğlu Şehir Galerisi, İstanbul
- 1968 Beyoğlu Şehir Galerisi, İstanbul
- 1969 Nychoping Galerisi, İsveç
- 1970 Yong Street Toronto, Kanada
- 1972 Monmarte Açık Hava Sergisi, Paris
- 1978 New York Green Village ABD
- 1985 Pangaltı Lisesi Yetişenler Derneği, İstanbul
- 1986 Ziraat Bankası Bağdat Caddesi Şubesi Galerisi,İstanbul
- 1987 Pangaltı Lisesi Yetişenler Derneği, İstanbul
Kaynak: Vikipedi










