Dünya’da her yıl ortalama 6 milyar dolar sanat eseri çalınıyor. Bu eserlerin yaklaşık %10 kadar bulunuyor geri kalan eserlere ise asla ulaşılamıyor. Türkiye’de durum daha da vahim “Sanat hırsızlığı” diye bir kavram yok sıradan bir hırsızlık şeklinde işlemler yapılıyor. Hâlbuki özel ihtisas gerektiren bir konu.

Bu konuda en kapsamlı araştırma ve yayın olarak Simon Houpt’un yazdığı kitap. Bu kitap ülkemizde de “Kayıp Eserler Müzesi” adı ile yayınlandı.
ABD’de 1991 de kurulan Kayıp eserler Bürosu verilerine dayanan kitapta oldukça ilginç çıkarımlar var.
Simon Houpt’un yazdığı kitabın önsözü Kayıp Sanat Eserleri Kayıt Bürosu Yönetim Kurulu Başkanı Julian Radcliffe’e ait.
Kayıp sanat eserlerinin tüm dünyada izini süren Kayıp Sanat Eserleri Sanat Bürosu, 1991’de kuruldu. 200 binden fazla kayıp ya da mülkiyeti tartışmalı eserleri içeren bir veritabanına sahip.
FBI bir yılda çalınan eserlerin ortalama değerinin 6 milyar dolar olduğunu açıklıyor. Interpol’ün 2006 yılı verilerine göre ise şimdiye kadar çalınan eserlerin yalnızca yüzde 10’u ele geçirilebildiğini açıklıyor.
Radcliffe konuya dair şöyle bir çözüm öneriyor:
“Çok para söz konusu, organize suçlarla bağlantılar mevcut, kaybettiğimiz kültürel mirasımız yeri doldurulamaz. İtalya dışındaki ülkelerde sanat eseri hırsızlığı öncelik taşımıyor. Çözüm, en azından teoride, çalınmış sanat eserleri için uluslararası bir veritabanı oluşturmakta yatıyor.”Kitap bir yandan sanat hırsızlığına karşı neler yapılabileceğini anlatırken bir yandan da sanat hırsızlığının türlerini örnekliyor. Tarihin önemli hırsızlıklarına da değiniliyor.
Mesela 1911 yılında “Mona Lisa”nın, 2004’te Munch’ın “Madonna” ve “Çığlık” tablolarının, Goya’nın, Turner’ın, Manet’nin, Caravaggio’nun, Matisse’in çalınan tablolarının öykülerini anlatıyor.
Türkiye’de durum daha da kötü. En büyük sorun ise Türk resminde bir envanter olmayışı.
Türkiye’de ise var olan hırsızlık olayları sıradan adi vaka olarak ele alınıyor ve resim, sanat eserleri veri tabanı olmadığından polisin iz sürmesi neredeyse imkansızlaşıyr. Hırsızlar yakalanmış olsa bile birçok kez çalınan resimlere ulaşmak imkânsızlaşıyor.
Kollesiyonerlerin evlerinden işyerlerinden çalışan sanat eserleri bir kanara bırakın ülkemizde müzlerden bile sanat eserleri çalınabiliyor
2020 de yaşanan yazma eserler ve resim hırsızlığı hala aydınlatabilmiş değil.
“Ankara Üniversitesi’nde 440 yazma eserin kayıp olduğunun ortaya çıkmasının ardından, bir skandal da Mimar Sinan Üniversitesi’nde yaşandı. Üniversitenin Resim ve Heykel Müzesi’nde kayıtlı olan, tarihi ve sanatsal değeri bulunan eserlerden 404’ünün kayıp, 42 eserin ise sahte olduğu belirlendi. Sayıştay raporlarına göre Resim ve Heykel Müzesi’ne kayıtlı 12 bin 378 taşınır bulunuyor. Bunlardan 4 bin 24 tabloya dair hiçbir açıklama veya detay yer almıyor.
“Kayıp-Çalıntı ve sahte”
Sözcü’de yer alan habere göre, Resim ve Heykel Müzesi malzeme sicil raporuna göre kayıtlı resim ve tablolardan 404 adedi müzede yok. Bunlardan 42 tanesi için de “Kayıp-Çalıntı ve sahte” notunun düşüldüğü belirtildi.
Üzücü olansa çalınan sanat eserlerinin birçoğunun hâlâ bulunamamış olması! ‘Veritabanı oluşturulmalı’ 25 Mayıs 2003 tarihinde Arda Sanat Galerisi’nden 22 tablo çalındı. Bu tabloların arasında Şefik Bursalı, Bedri Rahmi, Zeki Faik İzer, Fevzi Karakoç gibi ressamların eserleri yer alıyordu. Gözde Sanat Galerisi’nde 2003’teki soygunda aralarında Hayati Misman, Hanefi Yeter gibi ressamların eserlerinin olduğu 11 tablo çalındı. Ressam Nevhiz Tanyeli’nin kaybolan resimlerinin hikâyesi şaşırtıcı. 2003’te bir akıl hastası sanatçının evinin önünden 234 resmini çaldı. Hırsız, resimleri Cihangir’dekilere dağıttı. Resimleri alanlar ise hepsini çöpe attı. Tanyeli’nin tam 234 resmi çöpe gitti. 2005’te Resim Heykel Müzesi’ndeki Hoca Ali Rıza’nın tablosunun çalınmış olduğu, yerinde de kötü bir taklidinin bulunduğu ortaya çıktı. Ayrıca 1983’te Kenan Evren’in müzeyi ziyareti sırasında bir Fikret Mualla bir de İlya Repin tabloları çalındı. 2006’da Adnan Turani’nin İlayda Sanat Galerisi’nde sergilenen bir tablosu çalındı. 4 Nisan 2007’de Birgün gazetesinde yayımlanan habere göre ise sanat hırsızlığı Ankara Kara Harp Okulu’na uzanıyor. Kara Harp Okulu’na ait müzede Sami Yetik’in tablosu çalındı. Tablo sonra bulundu ve müzeye getirildi. İrlanda’dan çalınan Gabriel Metsu’nun bir tablosu Türkiye’de bulundu ve Resim Heykel Müzesi’ne yediemin olarak teslim edildi. Yıl 1983. İrlanda ile sanat eserinin iadesine dair herhangi bir anlaşma yapılmamış olmasına rağmen müze yetkilileri tabloyu iade ettiler. Maria Kılıçoğlu’nun 3 heykeli yaklaşık 3 yıl önce çalındı. Urart Sanat’ta 1989’da yapılan Rafet Ekiz sergisinde sanatçının bir tablosu çalındı. Teku Sanat Galerisi’nden yaklaşık 2,5 yıl önce adeta bir kamyon dolusu tablo çalındı. Birçok eserin arasından özellikle Komet, Adnan Turani gibi ünlü ressamların tabloları seçildi. 200 tablo hâlâ kayıp. 3-4 yıl önce modacı Vural Gökçaylı’nın evinden Orhan Peker tablosu çalındı. 234 resim çöpe gitti!
Emniyet teşkilatı içinde bizde de ”Sanat Bürosu” ve kendi alanın da yetişmiş “Sanat Polisi” oluşması temennimiz.
Fedai Çakır
İstanbul, 24 Ekim 2022
Kaynak: Milliyet , Sözcü ve Sayıştay raporları







