Yeryüzünün bütün suları bu sanatçıya gülümser. Su hayattır, Mustafa Günen bir dost, bilge bir sanatçı, felsefik bir yazar, ruhumuzdan geçen bir renk ustasıdır. Bir deniz resmi ki heybetli ve naif. Görünüşü ihtişamlı. Yükselen dalgalardan siyah, lacivert, turkuaz renkler ve üzerinde beyaz köpüklerin ışıklarla dans ettiği, kristal ritimlerin bohem şekilleriyle ne yaman bir tat ikramıdır. Sonra engin bir ovaya düşersiniz sanki, lirik, soft ve heyecanlı, ruhunuzdaki senfoni konuşur, güneş doğar gibi, ekin tarlası gibi, mavi ve lacivert bir ovada yürürsünüz. Bereketi ve laciverti, sevgiyi ve yeşili, dingin, rahat, ışıklı ve geometrik şekiller ve farklı boyutlarla yaşarsınız.

 Bir deniz ovası karşınızda durur, bu ovada başak toplayamazsınız belki ama balık toplarsınız, deniz ürünleri toplarsınız, yakamoz toplarsınız. Bereketli sular ve bereketli topraklar kardeşliğinizi ve kadim dostluğunuzu yaşatır. O lacivertaltı zenginliklere gönül zenginliğinizi ve vefanızı katarsınız.

 Mustafa hoca, o heybetli, bir renkten bin renge koşan denizleri tasarlarken fon ve ufuk arkasınıda ince ve titiz bir çalışmayla getirir dünyanıza. O fonlarda bulutlar görürsünüz, fona serpilen bulutlarda bazen siyaha bürünmüş, bazen bembeyaz bulutlarla tanışırsınız. O kara bulutlar da sanmayın ki iç karartır, gelecek yağmurun belirtisidir, yani berekettir. Koyu kara bulutları felaket diye görmez, bereket ve samimiyet olarak görürsünüz. Bembeyaz bulutlarla ışık ve gülümsemeyi yaşarsınız. Siyah bulutlarda bir yeni doğumun sancılarını ve müjdesini algılarsınız. Yani Mustafa Günen bir gelecek için kollarını açmış, topluma yeni bir umut, yeni bir yön ve yeni bir gelecek tasarımını müjdeliyor.

 Onun resimlerine sadece bir deniz peyzajı gözüyle bakamazsınız. Onun resimleri denizlerin derinlikleri kadar renk ve anlam derinliklerini de bize ikram eder. Gelecek günler için kalemini mavi ve lacivert yolculuğun kardeşliğine adayan bu bilge insan, sadece işin renk ve tasarım bölümüyle ilgili değildir. O yarının aydınlık bir dünyaya taşınabilmesi için kalemini ve fırçasını dikenli ve engebeli yollara süren hümanist bir aydındır.

 Mustafa hoca resimlerinin arkasındaki fonlarda bazen dik ve ulu kayalar görürsünüz, yıpratılamaz ve ihtiyarlatılamaz kayalar, genç ve diri. Bir granit anıt görürsünüz, bu anıt bir doğa parçası değildir, bu granit anıt dürüstlük, mertlik ve temiz bir yaşamı simgeler. Mert ve dürüst bir özgüven makamıdır o kayalar. Köroğlu’nu koruyan, Dadaloğlu gibi, Karacaoğlan gibi samimi ve güvenilirdir. Ona kendinizi emanet edebilirsiniz. Mustafa Günen, kendi hayata bakış açısını bazen böyle fonlara granit anıtlar koyarak eğilmez ve bükülmez bir hayat felsefesine sahip olduğunu anlatır bize.

 Mustafa hocanın dalga ritimlerinde yeşil doruklar görürsünüz, sevimli ve saydam, şeffaf yeşiller. O yeşiller gelecek için murat yeşilleridir, umut yeşilleridir, geleceğinizi zenginleştirir. Üzerinizdeki endişe ve kaygıları yok eder, derin bir yeşile banarsınız yüreğinizi, yeşile sürersiniz yüzünüzü, gözünüzden yeşil damlar. Yemyeşil kristal ve sevinç dolu, umut dolu, aydınlık dolu yarınlara uzanırsınız. Ver elini yarınlar dersiniz.

 Mustafa Günen resimlerinde hayat hep değişken ve farklı tatlar senfonisidir. Görsel ve şiirseldir. Peyzajlarında dalgaların kayalara çarparak bir şov yaptığını görürsünüz. Sanki bir akşam kutlamasıdır, bir havai fişek patlamasıdır, bir şov vaktidir. Resimlerindeki dalga patlamalarından bir görsel şov izleyebilirsiniz, canlıdır, su yüzünüze vurur. Serinlersiniz, rahatlarsınız. Bununla da kalmaz asıl anlaşılması gereken hayat, aşk ve renktir. Mutlu ve sevimli bir hayatın dalgalarıdır. Huzurlu ve mutlu bir hayatın devam edebilmesi adına patlayan dalgalar sanki size nazire yapacaktır.

 Ressam Günen bu dünyanın tanıdığı Chiristiest’de eserleri vitrine çıkan ilk ve tek Türk sanatçısıdır. Dünyanın tanıdığı ve ilgiyle takip ettiği sanatını renk, melodi, felsefe ve hayat üzerine kuran yaşam damarlarınızdan biridir. Dünya literatürüne girmiş önemli bir artist aktördür. Dünya müzelerinin en parlak ışığıdır, gözünüz kamaşır. Bakışlarınızda gülücükler belirir onu izlerken, renkleri solmamış, asil kalmış bir Anadolu aydını ve aydınlanmacısıdır. Köşe yazılarıyla da izlediğiniz ressam Günen renklerin kardeşliğinden aşkın ve dostluğun kardeşliğini o güzel felsefik anlatım tarzıyla bilge bir halk sanatçısı olarak ışığından ışığınıza aldığınız, yarınlarınızın teminatı bir Türk sanatçı aydındır.

Makale: Cevat Sarıkartal