“Veluwe’de Yüzlerce Kurt” başlıklı bir makalenin bir sanat dergisinde ne işi var dediğinizi duyar gibiyim.
Elime geçen eski bir tablodan size bahsetmek istiyorum. Aşağıda fotoğrafta da göreceğiniz tabloda “Kara saplanmış bir At Arabası ve etrafını çevrelemiş Kurtlar” teması bakan insanı büyülüyor. Tablonun imzasını araştırdığım da yani ressamı kim diye karşıma bir dönem kurtlara karşı yapılan katliam ile karşılayışıyorum. Burada yaşanan olaylar birçok ressama da esin kaynağı olmuş.

Bakın işin iç yüzü nasıl ve ressamlara ilham kaynağı olan olayları size anlatayım.
Veluwe Hollanda’da bulunan sık ormanlar ile kaplı ve günümüzde Veluwe Milli Park olan geçen yerleşim yeri. Yüzyıllarca burada kurtlara rastlanmadı. Geçtiğimiz yıllarda ilk kez bölgede bir çift (dişi ve erkek) Kurt’un olduğu gözlemledi. Bu kurtların korunması için Dünya’da kampanyalar yaptılar. Çünkü bir dönem Kurtların diyarı olan burada binlerce çok ama çok Kurt yaşarmış.

1595 Yılında çiftçilerin hayvanlarına ve kış aylarında özellikle karlı havalarda at arabalarına saldıran kurtlar için insanlar toplu avlara başlamışlar. Hatta bu dönemlerde Kurtların ölüsü için devlet ödeller koymuş.
Kurtları öldürmek için alınan primler o zaman şöyleydi:
Lider kurt’u öldürmek 30 gulden = 13,62 Euro
Dişi Kurt ölüsü; 25 gulden = 11,34 Euro
Genç bir kurt ölüsü ise 7 ila 10 gulden = 4,54 Euro (1)
İşte o dönemlerde Kurtların at arabalarına saldırmaları özellikle kış aylarında saldırmaları bir çok ressama ilham kaynağı oldu. O dönemlerin devamında özellikle bölgede Kurt kalmadığı 19. YY başlarında ki ressamlarda bu bir akıma dönüşmüş gibi. Birçok ressam Atlar ile Kurtlar temalı resimler yaptılar.

Kurt avı 1715 yılında hafifler gibi oldu ödüller yarıya indirildi. Kurt avı yok olacak gibiyken 25 Mayıs 1745’te “Landdrost van de Veluwe,” bir sıgıra saldıran bir grup Kurt orytaya çıktı. Bu Veluwe’deki son insan Kurt avıydı.
1595 yılında Hollanda’nın Veluwe bölgesinde başlayan Kurt avı zamanla çevre bölgelere ve ülkelere yayıldı. Önce Hollanda’da sonra da Belçika ve Almanya’da da yok oldular, ardından Danimarka, İsviçre ve Avusturya geldi. Kurtlar bir süre sonra Fransa’da yok oldular.
Kurtlar İtalya’da yaşamaya devam ettiler ve bundan 19. yy sonlarına doğru Avrupa’ya da ulaşmaya başladılar.

Muhteşem bir haz ile seyrettiğimiz bu görüntülerin arkasında yatan hüzün
Kurtların yok oluşu ve Kurtlarla yaşanan olaylar görsel olarak muhteşem sahnelerim resim edilişine ilham kaynağı olmuş ressamlara. Kim der diki kara batmış bir araba ve atlara saldıran aç kurtların muhteşem ötesi görüntüsü sanatseverlere haz verirken arkasından bir dramın çıkacağını.
Vahşi yapısı ile Kurtların yazgısı insanlar için “öldürülmeli” olmuş.
Ressamlar ise ilham alırken Kurtların katliamından değil, insanlara ve çiftlik hayvanlarına saldırmalarından olmuş. Kim bilir belki Kurtlarında toplu avlanmalarını da resimleştiren ressamlar vardır.
Bir tablonun hikâyesi;
Sizlere elime geçen bir tablonun hikâyesini anlattım. Ütselik de bir varmış bir yokmuş demeden. Desem de tam bir masal hikayesi gibi geliyor kulağa halbuki her şeyiyle gerçek yaşanmış bir olay. Avrupa’dan güzel örnekleri alalım yaşantımıza, demokrasimize ama asla kötü örnekleri almayalım. Kurtları yok eden anlayış sokak hayvanlarını da Avrupa’da evlere hapsettik sahiplenmeyen hayvanları öldürerek sokaklardan yok etti.
Fedai Çakır
18 Kasım 2022, İstanbul
Kaynaklar; (1) Jan Hilco Frijlink’in yazdığı Kurt Testi , Veluwe arşivimizde kurtlar hakkında başka bir ilginç makale bulduk. Söz konusu yazı “De Veluwenaar” 3. cilt – No. 2 – Nisan 1995 ve Prof. Dr. Dr. Jan Leendert van Haaften (†) , 10 Temmuz 2012’de Fiesa’da (Slovenya)
(2) https://www.christies.com/en/lot/lot-4826344
(3) Doorwerth 1995 – Metin: Prof. dr. Dr. Jan L. van Haaften







